11.8.11

Ahtapotun kolları arasında..


Benim yazı serüvenimin başlangıcı artık var olmayan bir yazın grubudur ve sanal iletişim evreninde keşfiyle heyecanlandığım ender yerlerden biridir.

Yazmak için nedenini kendi yaratıveriyor yaşam, nedense hep çok sıkıntılı / yalnız / kederli zamanlarımda koyulmuştur benim mürekkebimin rengi: Türkuvazla başlayan cümleler, önce mora sonra kurum siyahına dönüşmüştür ( sadece, annemi kaybettiğimde öyle koyulmuştur ki mürekkebim, pıhtılaşıp dolmakalemin ucunu tıkamış, tek cümle yazamaz hale getirmiştir beni).. Hep bir ahtapotun kolları arasına düşmüş, suyun içine çekilir gibi hissederken yazmışımdır; hatta çok sonra okuduğumda kendi cümlelerimdeki acıyan akıla kendim de inanamamışımdır.

Bu yazıların büyük bir bölümü "oradakine" başlığı altında toplanır; "oradaki" ise tek bir kişiden ziyade okuyan herkestir.. Uzun zamandır aklımda "oradakine" yazılarını "bir fincan yasemin çayı"nda demlendirmek, sonra da resimleyip, kitap haline getirmek. Şimdi artık sıkıntıdan da çok sıkılırken başlıyorum ahtapot kollarının boynuma, kollarıma dolandığı o eski günlerin cümlelerini belleğin uç odalarından çıkarmaya.

"Neden şimdi ?", derseniz: Yakın zamanda yazıştığım üç dostumu da düşünerek atıyorum bu adımı, onlarla ( biri dışında) farklı ülke ve şehirlerde yaşıyoruz, oysa onlara daha yakın olmaya ihtiyacım var / sanırım onların da bana. Diyeceğim şimdilik üç kişinin "orada" olduğunu bilerek açıyorum bu eski defterimin kapağını, kimbilir okundukça artacaktır belki de bu sayı.

Zira "oradaki"ler, kendini "oradaki" gibi hisseden herkestir aslında, ki ben de "burada" iken onlar için "oradaki" değil miyim zaten?

Yine de bu -eski defterleri açma- kararımı üç kişiye ithaf ediyorum: biri İzmir'de, biri Washington D.C'de, biri Ankara'da yaşayan üç dostuma..

Gerisi söze ve okuyan gözlerin insafına kalmış.

hk, 11.8.2011

Hiç yorum yok:

baharın işaretleri

Kimsesiz fotograflar albümü