30.3.07

uçucu olan...

Flör Damur yoksa Skandal mı bu banyodan
yeni çıkmış ve taranmış beyin kullandığı
"ö dö kolon"un adı bilemeyiz,
ama "en namlı krem, briyantin, kolonya
ve esansları imâl eden HASAN markası"nı
taşıdığından bir an bile şüphe duymamalıyız.
Şimdi antikacılarda kimbilir kaç liraya satılan
Hasan Kolonya şişelerini 1950'li yıllardan
günümüze dek saklayan sahipleri, bir zamanlar
o şişelerin içini dolduran "Popi, Cennet Çiçekleri,
Aşk Gecesi, Suar de Paris, Revdor, Krep dö şin,
Amorita, Kadın eli, Senkflör, Flörami" parfümlerinin
rayihasını hatırlayabiliyorlar mıdır acaba?
...
Yakın ya da uzak geçmişe ait kimi "şeyler" de
geriye sadece isimleri kalan bu esanslar gibi değil mi:
Sadece kullanıldıkları / yaşandıkları / duyuldukları /
duyumsandıkları / görüldükleri sürece var olan ve yitirilen...
Hayat böyle iken, yazar ve yaratıcı tüm sanatkârlar
biraz da "giderken kalmak"için üretmiyorlar mı aslında ?
...
hk, 31.III.2007

3 yorum:

Adsız dedi ki...

elbette ki tum sanatkarlar 'giderken kalmak' icin uretiyorlar. yasadiklarinin, hisettiklerinin kaybolup gitmesi karsisinda en derinden sizlayan ve dahi buna bir sekilde care arayan sanatkar ruh degil mi? siz bunun icin yazmiyor musunuz bu sayfaya?

hk dedi ki...

:o)) benim için "sanatkâr" sıfatını kullanmanız büyük incelik, teşekkür ederim.. Orhan Pamuk'un 7.Aralık.2007 tarihinde yaptığı Nobel Edebiyat Ödülü konuşmasının son bölümünü dinlerken içimi çeke çeke ağlamıştım; zira diyordu ki: "...içimden geldiği için yazıyorum.../ kağıdın, kalemin, mürekkebin kokusunu sevdiğim için yazıyorum.../bir alışkanlık ve tutku olduğu için yazıyorum... / yalnız kalmak için yazıyorum.../bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum.../ mutlu olmak için yazıyorum."
Şimdi karşımda asılı duran ve "neden yazıyorsunuz?" sorusuna yanıt veren Orhan Pamuk'un tüm cümlelerini kendiminmiş gibi kabul ediyorum. Ama doğrusunu söylemek gerekirse ben yalnız bırakıldığım için yazmaya başladım, ruhumu ve aklımı koruyabilmek, kendi kendimi iyileştirmek için... yaralarını yalayarak sağıltmaya çalışan bir kedi gibi.
hk, 31.III.2007

Adsız dedi ki...

ruh omurden kaybettigi her an icin icten ice kanamakta, her an her sey ve her kes icin. bu izdirabin bilinmeden duyulmadan kaybolup gitmesini engelleyecek iki care var: yazi ya da bir baska ruha acilma. bir baska ruh da bir defter aslinda, suurlu bir defter. ama yoksa bir baska ruh, yalniz birakilmissa kisi yazar. yavasca silinmekten korktugu icin. belki yazmak, izdirabini hal-i hazirda yaninda bulunmayan o baska ruh icin saklama yontemi; belki hic tanisamayacagin o ruh icin. simdi ya da sonra ya da cok sonra, sadece bir kisi tarafindan da olsa, bir an icin de olsa her seyinle var olmak icin; yavasca silinip kaybolmamak icin.

baharın işaretleri

Kimsesiz fotograflar albümü