11.12.08

kırmızı bulutlu hayal


küçük kırmızı bulut
sen durdukça üstünde yelkenlimin
ve doldukça içime
Odysseus'un dolaştığı denizlerin rüzgârı,
gezinir dururum
çam kokulu adaların eteğinde.
-gemimin peşine takılan her martıdan
bir telek koparsam
yeter mi kanatlanmama?-
yelkenlim yavaş çünkü
oysa
bekliyor yolumu sevdiğim...
Diyeceksiniz ki bu şiir, bu resim; nereden düşmüş yalnızlığımın aklına? Eski defterleri karıştırırken buldum, şu hiçbirini son sayfasına dek dolduramadığım defterlerimden birinde, ki kırmızı / üstü lale desenli bir kumaşla kaplıdır / ve en sevdiğim "alıntılar" onun içindedir.
Böyle kendi kendime konuşup yazmaya başlamadan önce; hani neredeyse iki onyıl önce, aşık olmaktan korkmaz ve şiir yazmayı ihmal etmezken yazmış olmalıyım...
İyi bir hayalperest oldum ben daima, çocukluğumdan başlayarak / önce hayal kurup sonra da hayallerimin gerçekleşeceğine inandım. Çocuk aklı işte!
Neyse çok eski bir şiirimi buldum, resmini de ona ekledim, kayıtlara geçtim. İçim rahat yazmaya devam edebilirim artık..
hk, 11.12.2008

2 yorum:

dgül dedi ki...

Ne kadar güzel bir şiir, kanatlandırıveriyor insanı o yelkenliyle birlikte, hayaller olmadan yaşamın tadı olabilir mi?... Çocuk kalalım bence zaten hep, en temiz, en güvenli ve de en umutlu hallerimiz çocuklukta saklı değil mi?..
Resimdeki yelkenlinin burnunda, geniş kanatlı martının hemen altında zeytin dalı da görüyorum sanki ben, ne çok şey anlatıyor aslında şiirinizle birlikte...
Yazmak -bence kesinlikle- sizin genlerinizde var, hep yazın ne olur...

efe dedi ki...

bu güzelliğiniz hep daim kalsın. İçinizin güzelliği parmaklarnızdan satırlara dökülürken bizleri yada beni nerelere götürdüğünüzün farkındamısınız.

saygılarımla.

baharın işaretleri

Kimsesiz fotograflar albümü