19.1.08

istemek

biliyor musunuz artık herşeyin eskisi gibi olmasını istiyorum:
yılbaşından haftalar önce edinip, bir haftasonumu ayırdığım, dolmakalemimin deposunu üç kez mavi-siyah mürekkeple doldurup, iyi dileklerimi yazdığım kartların sahiplerinden "sıradan cümlelerle" de olsa bir cevap almak istiyorum.
posta kutumda banka ekstrelerinden, pideci ve içme suyu dağıtıcılarının el ilanlarından, elektrik ve telefon faturalarından ayıklayabileceğim mektuplar, mektupların zarflarında daha önce hiç görmediğim pullar bulmak istiyorum.
dijital olmayan, kurgusu ancak oniki ya da yirmidört saat dayanan kol, masa saatleri ve her saat başını haber veren tok sesli, pandüllü duvar saatleri ile sessizliği tıkırdayan odalar istiyorum.
bilgisayarda "barbie" bebeğinin saçlarını küçük "tıklamalar"la renkten renge sokan, giysilerini değiştiren; ya da garip ve karanlık bir evrenin ürkütücü yaratıklarını aynı tıklamalarla yokeden çocuklar yerine, oyuncak bebekleri ve herbiri başka renkte ebrulanmış bilyaları ile oynayan;
ödevlerini bilgisayar başında değil, kitaplıktaki ansiklopedileri kullanarak yapan; güzel el yazısı yazmayı bilen; radyo başında "okul radyosu"nu dinleyen, akşamüzerleri "çocuk bahçesi"ni kaçırmayan ve geceleri uyumadan önce kitap okumayı alışkanlık edinen çocuklar istiyorum.
akşam yemeğinden sonra gidilen misafirlikleri istiyorum.

çarşamba geceleri "radyo tiyatrosu"nu dinlemek ve hayallere dalmak istiyorum.
sabahları uyandığımda koridoru katetmek ve salondaki koltuğunda tığ işi yapan anneciğimi lavanta çiçeği kokan yanaklarından öpmek istiyorum.
ve biliyorum, artık imkânsız olan pek çok şey istiyorum.
hk, 20.1.2008

14.1.08

üşürken...


üşürken ve gecenin bu en huzurlu (yalnız) anlarının bitmemesi için üşümeye bile aldırmazken yazıyorum. yapraklarının kenarlarında dantelimsi buz kristalleri saçaklanmış yaprakların fotoğrafını bu yazıyı resimsiz bırakmamak için seçiverdim bilgisayarımın belleğinden.
oysa birazdan bu odadan çıkmak zorunda olduğumu, ışığı söndüreceğimi, radyodan gelen keman konçertosunun susuvereceğini çok iyi biliyorum. bütün bunları gitmek zorunda olduğum yere gitmek istemediğim kadar iyi biliyorum.

pencereden kar ile örtülü bahçenin loş beyazlığı görünüyor, toprak sıcaktır karın altında, ağaç ve bitkilerin kökleri tatlı bir kış uykusundadır şimdi. bu soğuk, kuytu ve durgun kimsesizliği seviyorum.

kış biter bitmez, ağaçlar baharlanırken uyusam, ta öbür kışa dek derin bir yaz uykusuna dalsam keşke.

keşke zamana "bu anın içinde" kalabilmeyi öğretebilsem.

oysa bu cümleler okunurken "an bitmiş", ben çoktan istemediğim yere varmış olacağım.

hk, 14.I.2008

baharın işaretleri

Kimsesiz fotograflar albümü